| Balinalar Şehirleşme Kurbanı |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 17:13 |
 |
 |
 |
|
Şehirleşme, iklim değişikliği ve kirlilik gibi insan kaynaklı nedenlerden dolayı balinalar birbirleriyle iletişim kuramıyor. ABD'de, Harvard Üniversitesi tarafından yayımlanan ve 35 bilim adamının 25 yıllık çalışmasının ürünü olan ''Şehir Balinaları'' kitabı, insan kaynaklı sebeplerden dolayı balina neslinin büyük tehlike altında olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
ABD'nin doğu sahillerinde yaşayan 300 ile 450 arasındaki Balen (Gerçek) balinası üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarının yayımlandığı kitapta, iklim değişikliği, şehirleşme ve kirlilik gibi insan kaynaklı nedenlerden dolayı balinaların birbirleriyle iletişim kurmalarının 100 yıl öncesine göre yüzde 10 ile yüzde 35 arasında azaldığı belirtildi.
Gemi Trafiği Balinaların İletişimini Kesiyor 25 yıl süren araştırmaların toplandığı kitapta, balinaların iletişim kaybının ana nedenlerinden birinin artan gemi trafiği olduğu vurgulanırken, gemilerin çıkardığı seslerin balinaların birbirleriyle iletişim kurduğu ses frekanslarını etkilediği ifade edildi.
Şehir Gürültüsü de Yine İletişim Kaybına Neden Oluyor Balinaların birbirlerini duymalarını sağlayan ses frekanslarını, ABD'nin doğu sahillerindeki şehir gürültüsü ve denizdeki gemi trafiği nedeniyle elde edememeleri, iki insanın bar veya disko gibi gürültülü ortamlarda birbirlerini duyamamasına benzetilirken, bu tür iletişim kayıplarının da balinaların çoğalmasını engelleyici nedenlerden biri olduğu kaydedildi.
Kitabın yazarlarından olan New England Akvaryumu Başkan Yardımcısı Scott Krauss, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ''Doğal ortam kaybı, iklim değişikliği ve şehirleşme gibi nedenler balinaların neslini tehlikeye soktu. Bir şeyler yapılmazsa balinaların en önemli türlerinden biri olan Balenleri kaybedeceğiz'' ifadesini kullandı.
Balina İzleme ABD'de 1 Milyar Dolarlık Bir Turizm Sektörü ''Gerçek Balinalar'' olarak da adlandırılan nesli tehlike altındaki Balen balinaları, Amerika Birleşik Devletleri'nin doğu sahili boyunca, özellikle New England olarak adlandırılan New York, Maine, Massachusettes ve Connecticut eyaletleri kıyılarında yaşıyor, sayılarının 450 civarında olduğu tahmin ediliyor.
180 metreye kadar dalabilen bu balinaları görmek isteyen meraklılar ise New England bölgesindeki yüzlerce Balina izleme turundan birine katılarak, Kuzey Atlantik'in bu dev memelilerini yakından izleme fırsatı buluyor.
ABD'de ilk olarak 1950'li yıllarda başlayan, 2000'li yıllarda çok hızlı şekilde gelişen bir turizm alanı olan Balina izlemenin yıllık 1 milyar dolarlık sektörel büyüklüğe ulaştığı belirtildi.
Bilim adamları ve araştırmacıların 1980'den itibaren Kuzey Atlantik'in bu canlılarıyla ilgili özelikle görsel veri topladığı, DNA kaynaklı keşifler yaptığı, elde edilen bulguları Kuzey Atlantik Balen Balinası Kataloğu veritabanına girdiği bildirildi. |
|
|
| Çevreciler: 3'üncü Köprü Haksızlık |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 17:11 |
 |
 |
 |
|
İstanbul'a yapılması planlanan üçüncü köprü tartışmaları sivil toplum kuruluşlarının da gündeminde... TEMA, Doğa Derneği, TÜRÇEK ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı ortak bir basın toplantısı düzenleyerek yapılması planan köprü için kaygılarını dile getirdi.
Türkiye'nin önde gelen çevre kuruluşları, 3'üncü köprünün, hem İstanbul'a hem de Türkiye'ye yapılacak bir haksızlık olacağını savundu.
Yapılan konuşmalarda, Türkiye'nin yeterli kaynağının olmadığı ve alınan kararların iyi değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Sadece ekonomik değil, ekolojik krizin de yaşandığını ifade eden Doğa Derneği Başkanı Güven Eken "İstanbul'un sorunu sadece İstanbul'da çözülemez, diğer bölgelere de yatırım yapılmalı" dedi.
Eken, "Bizi besleyen toprağa, suya, soluduğumuz havaya haksızlık yapıyoruz. Ormanlara suyumuzu veren derelere haksızlık yapıyoruz. Bu haksızlığa devam ettiğimiz sürece bu sorunların içinden çıkamayız" diye konuştu.
Alternatif olarak deniz ulaşımını gösteren çevre dernekleri temsilcileri, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladılar. |
|
| Keklikler Kümes Hayvanı Oldu |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 17:10 |
 |
 |
 |
|
Kekliklerin sayısı giderek azalınca avcılar devreye girdi. Kümeste yetiştirilen keklikler, av turizmini geliştirmek için tekrar doğaya bırakılıyor. Doğadaki keklikler azalınca iş başa düştü! Avcılar artık özel çiftliklerde keklik yetiştiriyor. Kümeslerdeki binlerce keklik, av turizmini geliştirmek için tekrar doğaya bırakılıyor.
Av hayvanı olan keklik şimdilerde kümes hayvanı oldu. Doğada sayıları hızla azalınca avcılar, özel çiftliklerde keklik yetiştirmeye başladı.
İzmir Çeşme'deki çiftliğinde keklik ve sülün yetiştiren Vehbi Ertürk, "Avcı olduğum için tükettiğimiz kınalı kekliği, sülünü yerine koymak için bu mücadeleye girdim" diyor.
Ertürk'ün çiftliğinde 25 bin keklik var. Her birine özenle bakan Vehbi Ertürk'ün hedefi, Çeşme'de özel bir av sahası kurup av turizmine katkı sağlamak. |
|
| Sular BoÅŸa Akmayacak |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 17:08 |
 |
 |
 |
|
İzmir'de dere ve yeraltı suları Tahtalı Baraj Gölü'nde toplanacak. Artık bir damla suyun bile hayati önemi var. İzmir'de de bu çerçevede dere ve yeraltı sularının boşa akmasına artık kayıtsız kalınmayacak.
Tahtalı havzasındaki dere ve yeraltı sularını baraj gölünde toplamak için çalışma başlatıldı.
İZSU Genel Müdürü Ahmet Alpaslan, "Su kaynaklarından toplayacağımız 500-600 litre saniyelik debili suları yaklaşık 8,5 kilometre uzunluğunda bir boru hattı ile Tahtalı havzasına aktaracağız" dedi.
Proje ile Ayrancılar bölgesindeki dereler ve Menderes'teki kuyulardan Tahtalı Baraj Gölü'ne günde 35 bin metreküp ilave su sağlanacak.
Bu miktar, barajdan kente verilen günlük su miktarının yüzde 30'una yakın...
Proje için 2 milyon 100 bin liralık yatırım yapılacak.
İzmir'de önceki yıl yaşanan kuraklığın ardından başlatılan su tasarrufu kampanyaları da olumlu sonuç verdi.
Ahmet Alpaslan, "Her yıl yaptığımız kampanyada Balçova Barajı kadar ilave su tasarrufu sağladık" diye konuştu. |
|
| Permakültür Nedir? |
| Pazartesi, 12 Ekim 2009 17:06 |
 |
 |
 |
|
Kavram, gelişmiş ülkelerde, çevre kirliliğine, tarımsal kaynakların tüketilmesine tepki olarak doğdu. "Permakültür" yani kalıcı ya da sürdürülebilir yerleşim...
Bu kavram gelişmiş ülkelerde, çevre kirliliğine, tarımsal kaynakların tüketilmesine tepki olarak doğdu.
Organik tarım, ekolojik mimari ve sürdürülebilir enerji kullanımını da içeren kavramı Amerikalı uzmanı, Fethiye'de anlattı.
Amerikalı Permakültür Uzmanı Penny Livingston Stark, "Doğal malzeme. Plastik parklar doldurmak yerine. Bu malzemeden parkları hep birlikte mahalleli yapabilir. Permakültürde doğanın güçlerinden yarar sağlıyoruz. Ona karşı değil, onunla birlikte çalışıyoruz" diye konuştu.
Kalıcı ya da sürdürülebilir yerleşim anlayışının hedefi, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak..
Örneğin tüm doğal atıklar toprak için harika bir besin kaynağı.
Türk çiftçisinin genelllikle yakarak kurtulduğu yabani otlar dahi boşa harcanmıyor.
Penny Stark, permakültür anlayışının büyükşehirlerde de uygulanabileceğini söylüyor. |
|
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |