ÇEVRE
ÇEVRE
Hiçbir Şehir Susuz Kalmayacak
ÇarÅŸamba, 09 Eylül 2009 16:12    PDF Yazdır e-Posta
hicbir_sehirBir şehirde kuraklık yaşanması halinde komşu bir şehirden su temin edilecek.
Çevre ve Orman Bakanlığı komşu şehirden su getirmek için Entegre Su Yönetimi Master Planı hazırlıyor.

Bakan Veysel Eroğlu, "Bu planla artık hiçbir şehir susuz kalmayacak." dedi.

Veysel Eroğlu, Sakarya Valiliği'ni ziyaretinde Entegre Su Yönetimi konusunda bilgi verdi.

Eroğlu, projenin hayata geçirilmesiyle birlikte kuraklık olsa dahi evlerde mutlaka su akacağını söyledi.

Proje ilk önce Marmara Bölgesi'nde uygulanacak.

Eroğlu, "Düzce'den Edirne'ye kadar olan bölgede Adapazarı başta olmak üzere Düzce, Adapazarı artı İzmit, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli olmak üzere bu bölgede entegre bir su yönetiminin master planı çalışmaları yapılıyor."

Eroğlu, bu projenin en önemli adımlarından birisinin Ballıkaya Barajı olacağını belirtti.
 
Nükleer Enerji? Hayır Teşekkürler!
ÇarÅŸamba, 09 Eylül 2009 16:10    PDF Yazdır e-Posta
nukleer_enerjiBerlin'de on binler, nükleer santral ve nükleer atık karşıtı gösteri yaptı.
Almanya'nın başkenti Berlin'de on binlerce kişi, nükleer santrallerin ve nükleer atık depolarının kapatılması için gösteri yaptı.

Almanya'nın farklı eyaletlerinden gelen göstericiler, "Gerçekten kapatın" sloganıyla Berlin ana tren garından tarihi Brandenburg Kapısına kadar yürüdü.

Göstericilere, Gorleben nükleer atık deposunun da bulunduğu Aşağı Saksonya'nın Wendland bölgesinden yaklaşık 300 traktörle gelen çiftçiler de eşlik etti.

"Nükleer enerji? Hayır, teşekkürler" yazılı pankarlar taşıyan göstericilere, aralarında Yeşiller Partisi Eş Başkanı Claudia Roth'un da bulunduğu bazı siyasetçiler de eşlik ederek destek verdi.
 
Mesaj Veren "Tablo Tarla"
ÇarÅŸamba, 09 Eylül 2009 16:07    PDF Yazdır e-Posta
mesaj_verenTayland'da genetiği değiştirilmiş ürünlerle mücadele çerçevesinde tarlaya tablo oluşturuldu.
Dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı Tayland, yerel türlerin korunmasının önemine dikkat çekmek için ilginç bir eyleme sahne oldu.

Genetiği değiştirilmiş ürünlerle mücadele çerçevesinde, Yeşilbarış çevre örgütünün desteğiyle 1,5 hektarlık bir alana farklı iki tür pirinç ekildi.

Çeltik tarlasında ürünler boy atınca ortaya şapkalı bir çiftçinin orakla hasat yapmasını anlatan bir tablo çıktı.

Taylandlı pirinç yetiştiricilerin yaptığı tablo havadan daha iyi görülebiliyor.

Çevre örgütleri genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinin hızla yayıldığına dikkat çekerek genetik manipülasyonun bitkilerde doğal olarak bulunan toksinlerin seviyesini artıracağı ve biyoçeşitliliği ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.
 
Avustralya Açıklarında Petrol Sızıntısı
ÇarÅŸamba, 09 Eylül 2009 15:56    PDF Yazdır e-Posta
avustralya_aciklarindaPetrol platformundaki sızıntı 10 gündür sürüyor. Petrol tabakası denizde ilerlerken deniz canlıları olumsuz etkileniyor.
Avustralya'nın kuzeybatısında açık denizdeki bir petrol platformundan iki haftadır petrol sızıyor.

Petrol tabakası denizde ilerlerken deniz canlıları olumsuz etkileniyor.

Avustralya'nın kuzeybatı kıyıları açıklarındaki bir petrol platformunda 10 gün önce meydana gelen bir arızanın ardından denize petrol sızıntısı başladı.

Platformun deniz dibinden petrol alma borusundaki çatlaktan sızan petrol kilometrelerce uzunluğunda geniş çaplı bir tabaka halinde ilerliyor. Doğalgaz da beyaz duman çıkararak yayılıyor.

Platformdaki 69 kişinin tahliye edildiği, arızanın giderilmesinin bir kaç hafta alacağı belirtiliyor.

Bölgede avlanan balıkçılar deniz canlılarının etkilenmeye başladığını, uzak yerlerde avlanan balıklarda bile petrol kokusunun olduğunu söylüyor.
 
Kuzey Kutbu'nda Dengeyi Bozduk
ÇarÅŸamba, 09 Eylül 2009 15:49    PDF Yazdır e-Posta
kuzay_kutbundaDünya aslında 21 bin yıllık bir küresel soğuma dönemi içindeyken, insanoğlunun faaliyeti bu doğal gidişatı tersine, küresel ısınma yönüne çevirdi.Kuzey Kutbu'nun son 10 yıldır, son 2 bin yılın en sıcak döneminden geçmekte olduğu belirlendi.
İnsanoğlunun faaliyetleri iklim üzerinde o denli etkili duruma geldi ki, insan faaliyetleri nedeniyle atmosfere salınan sera gazlarının etkisi, dünyanın gneş çevresindeki yörüngesinin iklim üzerinde 21 bin yılda bir yol açtığı etkiden daha belirleyici oldu.

Dünya aslında 21 bin yıllık bir küresel soğuma dönemi içindeyken, insanoğlunun faaliyeti bu doğal gidişatı tersine, küresel ısınma yönüne çevirdi.

Önde gelen bilim dergilerinden Science'da yayımlanan uluslararası bir araştırmaya göre "insanın bu faaliyeti olmasaydı, dünya 4 bin yıl daha soğumayı sürdürecek, sonra da güneş çevresindeki yörüngesindeki değişimler nedeniyle ısınma dönemi başlayacaktı.

İklim Sisteminde Olup Bitenler İlk Burada Gözlenebiliyor
Makaleyi kaleme alan iki bilimciden biri olan, ABD Atmosferik Araştırmalar Ulusal Merkezi'nden David Schneider, çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, Kuzey Kutbu'nun, Kuzey Buz Denizi'nin küresel iklim değişimine yol açan etkilere karşı çok hassas olduğunu belirterek, "İklim sisteminde neler olup bittiğini ilk olarak burada gözlemleyebilirsiniz. Burada gözlemledikleriniz, dünyanın geri kalanında sonradan olacakların da bir göstergesi" dedi.

Dünyanın güneş çevresindeki yörüngesinden kaynaklanan Büyük Soğuma Dönemi 7 bin yıl önce başladı ve ortaya "Küçük Buz Çağı" çıktı. Bu çağ, 16.-19. yüzyıllar arasında, Sanayi Devrimi'ne paralel olarak son buldu. Oysa soğuma, normal 20., 21. ve ilerleyen yüzyıllarda da sürmeliydi.

İnsan Faaliyetleri Doğal Süreci Yarıda Kesti
Bu soğumaya yol açan yörünge etkisi, Kuzey Kutbu'nun, dünyanın pozisyonundan ötürü yaz aylarında giderek güneşe daha uzak kalmasından kaynaklanıyor.

Arizona Üniversitesi'nden Darrell Kaufmann'a göre Kuzey Kutbu'nda yaz ayları sırasında Dünya, Güneş'e, 2 bin yıl öncesine göre 1 milyon kilometre daha uzakta kalıyor. Yaz aylarında kutupların Güneş'e uzaklığının yol açtığı soğuma eğiliminin 4 bin yıl daha sürmesi gerekirken devreye insan faaliyetlerinin yol açtığı küresel ısınma girdi ve bu doğal süreci yarıda keserek tersine çevirdi.

Makalenin yazarlarından olan, ABD Atmosferik Araştırmalar Ulusal Merkezi'nden Bette Otto-Bliesner de açıklamasında, "İnsan kaynaklı sera gzı etkisi olmasaydı, Kuzey Kutbu'ndaki yaz dönemi sıcaklıkları giderek daha düşük düzeylere inecekti" diye konuştu.

Kuzey Kutbu'ndaki ortalama sıcaklık, eğer insan faaliyetlerinden etkilenmeseydi, bugün bulunduğundan 1.66 derece daha düşük olacaktı.

Dünyanın kliması olarak nitelenen kuzeydeki buz tabakasının kapsadığı alan daraldıkça, koyu renkli alanlar artıyor ve bu da dünyanın daha çok güneş ışınını soğurmasını, daha fazla ısınmasını beraberinde getiriyor. Bu ısınma, Grönland'daki karasal buzul tabakalarının da erimesine ve deniz düzeyinin yükselmesine yol açıyor.

Kuzey Kutbu'ndaki bu ısınma, bir başka tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Yüzyıllardır donmuş toprak altında sıkışmış olan ve karbondiokside göre kat kat daha fazla sera, küresel ısınma etkisine sahip olan metan gazı, ısınarak gevşeyen topraktan, atmosfere yayılmaya başlıyor.
 


JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
Activelife Yaşam Portalı